Binlerce yıl önce, bir usta öğrencisine şunu söyledi: “Bedenin dinle. O senden önce bilir.”
Bugün bilim bu cümleyi doğruluyor. Ama bizler bunu zaten hep biliyorduk.
Qigong, bir egzersiz sistemi değildir. Bedenle kurulan derin bir diyalogdur. Her hareket bir soru sorar, her nefes bir cevap verir. Ve bu diyalog yeterince derinleştiğinde şifa, kendiliğinden başlar.
Bugünün en büyük başarısı digitalleşme ancak en büyük sorunu da bu. Baş boyun bedenin yanı sıra zihin ve algı da da olumsuz etkilerini yaşıyoruz.
Bedenin tepkileri bir Düşman Değil, Bir Mesajdır Beni dinle Beni Unuttun!
Çoğu zaman, Kronik ağrı veya tekrar eden sorunlar ile gelen danışanların çoğu aynı yorgunluğu taşır: Yıllarca ağrıyla savaşmışlardır. Onu bastırmaya, susturmaya, yok etmeye çalışmışlardır.
Qigong farklı bir şey sorar: “Bu ağrı var evet kaç seansta geçecek ve hatırlayacak mısın?”
Beden, tıkanan her yerde bir işaret bırakır. Qigong’da bu tıkanıklıkları açmak; sadece fiziksel bir rahatlama değil, uzun süredir duyulmamış bir sesin nihayet duyulmasıdır. Ve çoğu zaman danışanlar bunu ilk hissettiklerinde ağlarlar. Çünkü beden, sonunda anlaşıldığını hisseder.
Zihin Susmayı Unutmuştur
Stres artık bir his değil, bir yaşam biçimi haline geldi. Zihin o kadar çok konuşmaya alıştı ki susmayı unuttu.
Qigong, zihne “sus” demez. Ona başka bir şeye davet gönderir: Harekete, nefese, ana.
Ve zihin, meşgul edildiğinde değil içeriden doyurulduğunda susar. İşte o sessizlikte netlik doğar. Danışanların “artık daha iyi karar veriyorum, daha sakin hissediyorum” dediği an, tam da bu sessizliğin meyveleridir.
Enerji Bir Kaynak Değil, Bir Akıştır
Çoğu insan enerjiyi bir şişedeki su gibi düşünür içtikçe azalır, biter. Oysa Qi böyle çalışmaz.
Qi, aktıkça çoğalır. Tıkandıkça tükenir.
Düzenli pratikle birlikte danışanlar şunu fark eder: Daha az uyuduklarında bile daha dinç kalkıyorlar. Daha az zorlandıklarında bile daha çok üretiyorlar. Çünkü artık enerjiyi harcamıyorlar yönetiyorlar.
Bu fark, her şeyi değiştirir.
Bir Eğitmen Olarak Gördüklerimiz
Yıllar içinde pek çok insan geldi. Kimi ağrısıyla, kimi yorgunluğuyla, kimi de tarif edemediği bir boşlukla.
Hepsinde gördüğümüz tek bir şey vardı: Kendi bedenlerine yabancılaşmışlardı.
Qigong’un yaptığı şey mucize değildir. Sadece bu yabancılığı ortadan kaldırır.
Ve insan kendi içine döndüğünde şifa zaten orada bekliyor olur. Şifa kelimesi bir mucize değil bir akıştır. Akışa engel olan nedir? Nasıl dönüşecek hep birlikte göreceğiz.
ŞİFA SANATLARI


