Richard Feynman, Nobel ödüllü fizikçi, enerjinin ne olduğunu kimsenin gerçekte bilmediğini söyledi.
Bunu duyduğumda şunu düşündüm: “Eğer evreni ayakta tutan şeyi bile tam olarak tanımlayamıyorsak insanı nasıl tanımlayabiliriz?”
Kuantum fiziğinde süperpozisyon ilkesi şunu söyler:
Bir parçacık gözlemlenene kadar aynı anda sonsuz durumda var olur.
Bir etiketi kabul ettiğin an burç, tip, kategori, “sen böylesin” dalga fonksiyonun yapay olarak çöker.
Sonsuz olasılıktan tek bir noktaya indirgenir.
kişilik testleri, sosyal yargılar…
Bunlar harita.
Sen ise haritanın gösteremeyeceği kadar geniş bir arazi.
Harita sana şunu söyler:
Başkalarının seni nasıl algıladığını
Doğal eğilimlerini
Bir başlangıç noktasını
Harita sana şunu söyleyemez:
Kim olabileceğini
Nereye gidebileceğini
Neye dönüşebileceğini
Heisenberg’in belirsizlik ilkesi der ki:
Bir parçacığı tam olarak sabitlemeye çalıştığında, diğer her şeyini kaybedersin.
Aynısı insanlar için de geçerli.
“Sen böylesin” dediğimizde ister kendimize ister başkasına olabileceği her şeyi görünmez kılıyoruz.
Kuantum alan teorisi bize şunu hatırlatıyor: Parçacıklar temel değildir. Alan temeldir. Elementler ve burçlar sadece alanın geçici titreşimleridir.
Sen de sadece bir isim, bir doğum tarihi, bir kategori değilsin.
Sürekli dönüşen, tanımların ötesinde bir bilinç alanısın.
En güçlü an şu:
Gözlemlenmemiş sistem sonsuz olasılık taşır.
Kendini bir tanıma sığdırmadığın her an sen hâlâ açıksın.
Hâlâ akıyorsun.
Hâlâ her şeysin.
Astroloji , Kategoriler senin sınırsız potansiyelinde nerelere takıldığını gösteren bir başlangıç noktasıdır.
Son nokta değil.Hiçbir zaman olamaz.
Sen hiçbir zaman sadece haritanın gösterdiği kadar değildin.
#Liderlik #KişiselGelişim #FelsefeSaati #KuantumDüşünce #Farkındalık #İnsanVeEnerji

